Soğan Neden Pahalandı? Bolluk–Kıtlık Döngüsünün Toptan Hal Verisiyle Anatomisi
Kuru soğan şubatta toptan fiyatta %41,2 ucuzlamış, haziranda %40, temmuzda %29,5 pahalanmıştı. 15 toptancı halinin verisi, artışın perakende marjında değil arz tarafında doğduğunu ve 11 Temmuz vergi indiriminin ilk on günde fiyata yansımadığını gösteriyor.
Veri Analizi · 20 Temmuz 2026
Soğanda yaşanan sıçrama bir “zam” hikâyesi değil; plansız üretimin ürettiği bolluk – zarar – ekimden kaçış – kıtlık – ithalat döngüsünün en son turu. Toptancı hal verisi, bu döngünün nerede kırıldığını ve 11 Temmuz’daki vergi indiriminin henüz neden işe yaramadığını gösteriyor.
Aynı Yıl İçinde Hem −%41 Hem +%40
Soğan tartışmasının en çok gözden kaçan yanı, fiyatın tek yönlü artmadığı. HaldeFiyat’ın toptancı hal verisine göre kuru soğan şubat ayında bir ayda %41,2 ucuzladı. Aynı ürün dört ay sonra, haziranda %40 pahalandı, temmuzda %29,5 daha yükseldi.
| Aylık geçiş | Toptan medyan | Değişim | Ortak hal |
|---|---|---|---|
| Ocak → Şubat 2026 | 20,00 → 11,75 ₺ | −%41,2 | 5 |
| Nisan → Mayıs 2026 | 27,03 → 27,50 ₺ | +%1,7 | 9 |
| Mayıs → Haziran 2026 | 22,38 → 31,35 ₺ | +%40,0 | 15 |
| Haziran → Temmuz 2026 | 31,35 → 40,59 ₺ | +%29,5 | 15 |
Her satır, o iki ayda da veri üreten ortak haller üzerinden hesaplanır; bu yüzden aynı ayın seviyesi satırdan satıra değişebilir (mayıs, nisanla kıyaslanırken 9 halde 27,50 ₺; haziranla kıyaslanırken 15 halde 22,38 ₺). Böyle yapılmasının nedeni, hal sayısındaki değişimin fiyat değişimi gibi görünmesini engellemek.
Şubattaki düşüş tesadüf değil, tabloyu açıklayan asıl veri. Bir ürünün toptan fiyatı bir ayda %41 geriliyorsa, o ürünü o sezon eken çiftçi zarar etmiştir. Zarar eden çiftçi bir sonraki sezon o ürünü ekmez. Bugünkü kıtlığın tohumu, şubattaki bollukta atıldı.
Zincirin Neresinde Ne Oluyor?
Kamuoyundaki tartışma çoğunlukla iki uç üzerinden yürüyor: üreticinin eline geçen para ve rafta görülen etiket. Aradaki halka — toptancı hali — nadiren konuşuluyor. Oysa marjın nerede oluştuğu ancak o halka görülünce anlaşılır.
| Zincir halkası | Fiyat (₺/kg) | Kaynak |
|---|---|---|
| Üretici (haziran sonu) | 25,50 | TZOB |
| Toptancı hali (23–30 Haziran) | 30,21 | HaldeFiyat, 10 hal medyanı |
| Perakende (haziran, aktarılan) | 50 – 70 | Basın / pazar gözlemi |
Tablo şunu söylüyor: haziran sonunda toptancı hali fiyatı, üretici fiyatının yaklaşık %18 üzerinde. Nakliye, komisyon, fire ve hal masrafları düşünüldüğünde bu, olağandışı bir marj değil. Buna karşılık perakende, toptan fiyatının 1,7 – 2,3 katı bandında. Yani soğandaki artışın kaynağı hal kademesi değil; sıçrama zincire üretim tarafından giriyor, perakendede ise çarpan etkisiyle büyüyor.
Bu, “fırsatçılık yok” demek değil. Söylediği şey daha dar ve daha ölçülebilir: toptan fiyat da üretici fiyatı da aynı yönde ve benzer büyüklükte hareket ediyor. Haziranda İstanbul’da perakende artışı %46,5 olarak açıklandı; aynı ay toptancı hallerinde ölçtüğümüz artış %40. İki rakamın bu kadar yakın olması, artışın perakende marjında değil, arz tarafında doğduğunu gösterir.
11 Temmuz Vergi İndirimi: Henüz Yansımadı
Ticaret Bakanlığı 11 Temmuz’da kuru soğanda gümrük vergisini %49,5’ten %5’e indirdi. Tedbir 31 Ağustos’a kadar geçerli; 1 Eylül’de vergi eski seviyesine dönecek. Amaç, yeni hasat yaygınlaşana kadar piyasayı ithalatla rahatlatmak.
Kararın ardından geçen ilk on günde toptan fiyat düşmedi, tersine hızlandı. Karar öncesi on günde (1–10 Temmuz) 10 halin medyanı 34,05 TL/kg iken, karar sonrası on günde (11–20 Temmuz) 46,25 TL/kg’a çıktı — %35,8 artış.
| Dönem | Toptan medyan | Değişim |
|---|---|---|
| 23–30 Haziran | 30,21 ₺ | — |
| 1–10 Temmuz (vergi öncesi) | 34,05 ₺ | +%12,7 |
| 11–20 Temmuz (vergi sonrası) | 46,25 ₺ | +%35,8 |
Bu tablo tek başına “tedbir işe yaramadı” anlamına gelmez ve öyle okunmamalı. İthalat kararının fiyata yansıması için ürünün sipariş edilmesi, yüklenmesi, gümrükten geçmesi ve hallere dağılması gerekir; on gün bunun için kısa bir süre. Verinin bugün söylediği şey daha mütevazı ama önemli: karar açıklandığı anda piyasada bir fiyat gevşemesi olmadı, artış kesintisiz sürdü. Tedbirin etkisi görülecekse ağustos ayının verisinde görülecek.
Neden: Rekolte, İklim ve Ekimden Kaçış
Fiyatın arkasındaki arz tablosu resmî verilerle net. TÜİK’in 2026 ilk tahminine göre kuru soğan üretiminin geçen yıla göre %13,5 azalması bekleniyor. 2025 üretiminin yaklaşık 2,89 milyon ton olduğu düşünülürse bu, kabaca 390 bin tonluk bir kayba karşılık geliyor. Resmî açıklamalarda aşırı yağışların hasadı olumsuz etkilediği belirtiliyor.
Buna bir de dönemsel bir boşluk ekleniyor: eski mahsul depolarda tükenirken yeni mahsulün ülke genelinde yoğun biçimde piyasaya girmesi henüz başlamamıştı. Depo çıkışı ile tarla girişi arasındaki bu aralık, soğanda her yıl fiyatın en oynak olduğu dönemdir; bu yıl rekolte kaybıyla üst üste geldi.
Üretici tarafı ise tabloyu daha yapısal okuyor. Soğan Üreticileri Derneği’nin (SO-DER) açıklamasına göre maliyet 17–18 TL/kg, sürdürülebilir üretici fiyatı ise 22–23 TL/kg civarında; önceki dönemlerde düşük fiyat nedeniyle zarar eden çiftçinin ekimden çekilmesi, girdi ve işçilik maliyetleri ve üretim alanlarının daralması gösteriliyor. Bu rakamlar sektör beyanıdır; bağımsız resmî maliyet hesabı değildir.
Kendi verimiz bu okumayı destekliyor: şubatta toptan fiyatın 11,75 TL/kg’a inmesi, SO-DER’in belirttiği 17–18 TL maliyetin belirgin şekilde altı. Yani o dönem üreten çiftçi, ürününü maliyetinin altında satmış olmalı.
Haller Arasında Üç Kat Fark
Soğan fiyatı ülke genelinde tek bir seviyede değil. 11–20 Temmuz’da ölçtüğümüz hal medyanları 31,88 TL (Manisa) ile 55,30 TL (Çorum) arasında değişiyor. Üretim bölgelerine yakın hallerde fiyat belirgin şekilde düşük; tüketim merkezlerine ve üretimden uzak illere gidildikçe yükseliyor.
Bu fark, nakliye maliyetinin ötesinde bir şeyi de gösteriyor: arz daraldığında ürün önce yüksek fiyat ödeyebilen büyük pazarlara yöneliyor, uzak iller ise hem daha geç hem daha pahalı mal alıyor. Fiyat farkının üç kata yaklaştığı dönemler, piyasada gerçek bir arz sıkışıklığı olduğunun en güvenilir göstergelerinden biridir.
Asıl Risk: Döngünün Bir Sonraki Turu
Bugünkü tartışma fiyatın yüksekliği üzerine kurulu. Ancak veriye bakınca asıl risk bunun tersi: ithalatın yeni hasatla çakışması. Vergi indirimi 31 Ağustos’a kadar geçerli ve yerli hasadın yoğunlaşacağı dönem de tam olarak bu aralık. İthal ürün, yeni mahsulün piyasaya girdiği haftalarda halleri doldurursa, üretici fiyatı yeniden maliyet seviyesine — belki altına — inebilir.
O senaryoda 2027 için hikâye bugünkünün aynısı olur: zarar eden çiftçi ekimden çekilir, alan daralır, bir sonraki sezon yine kıtlık ve yine ithalat konuşulur. Şubat 2026’daki %41’lik düşüş ile temmuz 2026’daki artış, aynı döngünün iki ucu. Döngüyü kıran şey ithalat kararının kendisi değil, zamanlaması ve üretim planlamasıyla birlikte kurgulanıp kurgulanmadığı olacak.
Takip Edilecek Üç Başlık
1. Ağustos verisi. İthalatın etkisi görülecekse toptan fiyatın ağustos ortasından itibaren gevşemesi gerekir. Gevşemezse tedbirin ölçeği yetersiz kalmış demektir.
2. Haller arası farkın daralması. Manisa ile Çorum arasındaki makasın kapanması, arzın normalleştiğinin ilk sinyali olur. Makas açık kalırken ortalama fiyatın düşmesi, gerçek bir rahatlama değildir.
3. 1 Eylül sonrası. Vergi %49,5’e döndüğünde fiyatın nerede olacağı, tedbirin kalıcı bir etki bırakıp bırakmadığını gösterecek. Eylülde hızlı bir sıçrama, ithalatın yalnızca geçici bir yama olduğunu doğrular.


