Zeytinyağı İhracatı %62 Çöktü, İç Fiyat %25 Yükseldi
Türkiye'nin zeytinyağı ihracatı 2025/26 sezonunda %62 geriledi. UZZK verileri üretimin 475'ten 310 bin tona düştüğünü, HalDeFiyat borsa kayıtları ise iç toptan fiyatın %25 arttığını gösteriyor.
Sektör Analizi · Zeytinyağı
Türkiye'nin zeytinyağı ihracatı yeni sezonda yarıdan fazla eridi. Peki iç piyasada ne oldu? HalDeFiyat'ın kendi borsa kayıtları, üretimdeki sert düşüşün fiyata nasıl yansıdığını gösteriyor.
İhracat yarıdan fazla eridi
Ege Zeytin ve Zeytinyağı İhracatçıları Birliği verilerine göre, 1 Kasım 2025'te başlayan yeni ihracat sezonunda (30 Haziran 2026'ya kadar) zeytinyağı ihracatı bir önceki sezona göre %62 gerileyerek 38.800 tondan 14.850 tona indi. İhracat geliri ise 196,9 milyon dolardan 80,9 milyon dolara (%59) düştü. Değerin miktardan daha az azalması dikkat çekici: bu, ihraç edilen her tonun bir yıl öncesine göre daha pahalıya satıldığı, yani birim ihraç fiyatının yükseldiği anlamına geliyor.
| Zeytinyağı ihracatı | 2024/25 | 2025/26 | Değişim |
|---|---|---|---|
| Miktar (ton) | 38.800 | 14.850 | −%62 |
| Değer (milyon $) | 196,9 | 81,0 | −%59 |
| Taze zeytin (ton) | 77.774 | 69.837 | −%10 |
Taze (sofralık) zeytindeki düşüş yalnızca %10'da kaldı. İki ürün arasındaki bu fark tesadüf değil — nedeni üretim tarafında.
Üretim %35 düştü: sektörün deyimiyle "yok yılı"
Ulusal Zeytin ve Zeytinyağı Konseyi'nin (UZZK) 2025/26 sezonu rekolte tahmini, ihracattaki çöküşün kaynağını net biçimde ortaya koyuyor: toplam zeytin rekoltesi bir önceki yıla göre yaklaşık %35 azalarak 2 milyon 450 bin ton olarak öngörülüyor. Kritik kırılma yağlık tarafta: zeytinyağı üretiminin 475 bin tondan 310 bin tona (−165 bin ton) düşmesi bekleniyor. Buna karşılık sofralık zeytin üretimi 750 bin tondan 740 bin tona yalnızca hafif geriliyor. Sektörün "yok yılı" olarak tanımladığı bu düşük rekolte, sofralık ve yağlık ürünlerin neden farklı etkilendiğini de açıklıyor.
Peki iç fiyat? Kendi borsa kayıtlarımız
HalDeFiyat'ın Türkiye ticaret borsalarından derlediği zeytinyağı toptan fiyatları, üretim düşüşünün iç piyasaya yansımasını gösteriyor. İhracat sezonuyla aynı takvimde bakıldığında, iç toptan fiyat bir sezonda %25 yükselmiş durumda.
| Zeytinyağı (toptan, TL/kg) | Sezon ortalaması |
|---|---|
| 2024/25 sezonu (Kas 2024 – Haz 2025) | ≈ 191 |
| 2025/26 sezonu (Kas 2025 – Haz 2026) | ≈ 239 |
| Değişim | +%25 |
Aylık seyir, kırılmanın tam olarak yeni sezon açılışında olduğunu gösteriyor: fiyat 2025 Şubat'ında 176 TL/kg ile dibi gördükten sonra yaz boyu 180 bandında seyretti; ardından Ekim 2025'te 223, Kasım'da 234, Aralık'ta 246 TL/kg'a tırmandı ve 2026 baharında Mayıs'ta 253 TL/kg ile zirve yaptı. Yeni hasat tezgâha gelirken fiyatın yükselmesi, klasik bir arz daralması sinyali.
Rakamlar birbirini doğruluyor
Üç bağımsız veri noktası aynı hikâyeyi anlatıyor:
| Gösterge | Yön | Ne anlatıyor |
|---|---|---|
| Üretim (UZZK) | −%35 | Arz daraldı ("yok yılı") |
| İhracat (Ege Birliği) | −%62 | İhraç edilecek fazla azaldı, Türk yağı pahalandı |
| İç toptan fiyat (HalDeFiyat) | +%25 | Az bulunan mal iç piyasada da pahalandı |
Üretim %35 düşerken ihracatın %62 gerilemesi çelişki değil: iç talep büyük ölçüde önce karşılandığından, arz açığının yükü orantısız biçimde ihracata biniyor. İhraç birim fiyatının artması ve iç fiyatın %25 yükselmesi de aynı kıtlık tablosunun iki yüzü.
Tüketici için ne anlama geliyor?
İhracatın düşmesi iç piyasada bolluk yaratmadı — çünkü sorun talep değil, üretim. Kendi kayıtlarımız, market rafına gelmeden önceki toptan aşamada zeytinyağının bir yıl öncesine göre dörtte bir daha pahalı olduğunu gösteriyor. Rekolte toparlanmadıkça (bir sonraki "var yılı" gelene kadar) fiyatın yüksek seyretmesi beklenir.


